İmajlar dünyasına hoş geldiniz!..
Ne çok duyar olduk “imaj†kelimesini. Hatta duymaktan öte ne çok kullanıyoruz. Ama üzerinde fazla kafa yormuyoruz… Mesela “imajâ€Ä±n tanımını yapın desem nasıl cevap verirdiniz? Bir kiÅŸinin dış görünümü mü? Bir markanın tüketici üzerinde bıraktığı etki mi? Bir ülkenin, baÅŸka ülkeler gözündeki yeri mi? Yoksa hepsi birden mi?
Yabancı kaynaklı bir kelime olduğunu tahmin edebileceğimiz “imaj†acaba dilimize öz anlamıyla mı girmiş, yoksa her şeye nüfuz eden yozlaşmadan o da nasibini alarak farklılaşmış mı?
Dilerseniz tüm bu soruların cevabını imajlar dünyasında çıkacağımız küçük bir gezintide vermeye çalışalım…
Her şeyin bir imajı var
Şöyle bir düşünürsek, her ÅŸeyin bir imajı olduÄŸunu anlayabiliriz. Mesela; biriyle tanışmadan önce dış görünüşüne göre bir fikre varırız, bir yemeÄŸin sunuÅŸ ÅŸekli çok lezzetli olduÄŸunu düşündürebilir, bir kitabın adı ve kapak tasarımı sıkıcı olduÄŸu izlenimini verebilir, reklamlarda gördüğümüz deterjanın lekeleri anında çıkardığını zannedebiliriz. Ä°ÅŸte edindiÄŸimiz tüm bu fikirler, düşünceler birer “imajâ€dan ibarettir. Ancak bizde oluÅŸan bu imajların doÄŸruyu yansıttığını söylemek mümkün deÄŸildir. Çünkü, aynı ÅŸeyler baÅŸka baÅŸka kiÅŸiler üzerinde çok farklı imajlar oluÅŸturabilir.
Bu noktada imaj ile gerçek arasındaki fark ortaya çıkıyor. İmaj konusundaki tartışmalar da tam bu noktada başlıyor. Çünkü imaj, aslında gerçeğin zihnimizdeki yansıması olmalıyken, gerçeğin olabildiğince çarpıtılmış hali olarak karşımıza çıkıyor.
İmaj-gerçek ilişkisi
Kökeni itibariyle Fransızca bir kelime olan imaj, genel olarak zihinde tasarlanan- oluşan izlenim mânâsında… Oldukça soyut bir kavram olduğu için, farklı tanımlamalara ve algılanışlara da sahip imaj. Tabi bu farklı tanımların ve algılanışların satır aralarında toplumsal ve kültürel etkiler mevcut.
Mesela günlük kullanımlarda, başka insanlar üzerinde “oluşturulmuş†bir izlenim anlamında kullanılıyor. Yani, tamamen dış görünümle kendisi hakkında istediği algıyı oluşturma ile alakalı. Bu tür imajda kişinin nasıl olduğu değil, nasıl göründüğü, insanlar tarafından nasıl algılandığı önem kazanıyor. Bu durumda imaj, gerçek kişiliği yansıtmaktan çok, örten bir maske haline geliyor. Örneğin, gerçekte çok da okuyan, bilgili bir insan olmamasına rağmen, kişinin böyle bir izlenim uyandırması için kalın çerçeveli bir gözlük takması ve elinde bir kitap taşıması yeterli oluyor, bu imaj anlayışına göre. Örnekler çoğaltılabilir; entel, modern, karizmatik, dürüst vs.
Ä°maj, medya ve moda
KiÅŸilerin bu türde bir imaj edinmelerinde en önemli kaynak medya. Medyanın empoze ettiÄŸi belli yaÅŸam tarzları kiÅŸinin kıyafetinden konuÅŸma tarzına, gittiÄŸi mekanlardan dinlediÄŸi müzik türüne kadar belli tüketim kalıpları sunuyor. Bir imaj oluÅŸturma çabasındaki kiÅŸilere de bu kalıplardan birini alıp tatbik etmek kalıyor yalnızca. Tüketimi daim kılmak adına sürekli deÄŸiÅŸen bu kalıplara kısaca “moda†deniyor. EÄŸer kiÅŸi modaya uymuyorsa, olumsuz bir imaja sahip oluyor. Görüyoruz ki, imaj modayla sıkı sıkıya baÄŸlı. Ancak yalnızca dış görünüşle sınırlı kalan moda anlayışı, “özâ€den ve “gerçekâ€ten uzak imajlar oluÅŸturuyor.
Kültürümüz ve imaj
Ä°maj gerçek kiÅŸiliÄŸi gizlemektedir. Sahte kiÅŸilikler insanlar arası iliÅŸkileri, dolayısıyla da toplum düzenini bozar. Bu yüzden kültürümüz kiÅŸilerin kendilerini olduklarından farklı göstermelerine hoÅŸ bakmıyor. Ä°nanç ve kültürümüzde, bunu ifade eden bir çok kavram mevcut. ÖrneÄŸin; münafıklık; kiÅŸinin Müslüman olmadığı halde kendisini müslümanmış gibi göstermesi… Riya, gösteriÅŸ yapmak… Dalkavukluk, kendi çıkarı için, baÅŸkalarına yaranma çabası, yaÄŸcılık… Öte yandan, samimiyet, içtenlik, dürüstlük, ihlas aranan özelliklerdir…
Görüyoruz ki; kültürümüz sahteliÄŸi, sahtekârlığı asla kabul etmiyor. Ä°nanç ve kültürümüzün bu konudaki tavrını özlü ÅŸekilde ifade eden Hz. Mevlânâ’nın sözünü hatırlayalım: “Ya olduÄŸun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol!â€
Reklam ve marka imajı
Ä°majlar dünyasındaki yolculuÄŸumuza “marka imajıâ€ndan devam edelim. Acaba, günlük alış veriÅŸlerimizde, bir ürünü tercih sebebimizin onun bizdeki imajı olduÄŸunun farkında mıyız? Son yıllarda “marka imajıâ€, pazarlama ve reklamcılık sektöründe büyük önem kazandı. Çünkü imaj, tüketicinin ürün tercihini belirleyen faktör. Ãœrünün markasının imajı, bu özelliÄŸi itibariyle en az ürünün kendisi kadar önem taşıyor. Çünkü çeÅŸitliliÄŸin bu denli fazla olduÄŸu bir pazarda yer almak, tüketicinin dikkatini çekmekten geçiyor. Bu nedenle kıran kırana bir imajlar savaşına tanık oluyoruz. Çünkü, tüketicinin gözünde bir marka olumlu bir imaja sahip deÄŸilse, o markayı tercih etmesi mümkün olmaz. Marka imajı oluÅŸturmanın en etkili yolu reklam. Reklam, gerek ürünün ambalajı gerekse reklam filmleri ve bilboardlarla tüketicide olumlu bir izlenim oluÅŸturur ve tercih etmesini saÄŸlar. Ancak, pazarda yer almak kadar tutunmak da önemlidir. Bu sebeple, marka imajı, ürünün sahip olduÄŸu özelliklerle, yani “gerçekâ€le azami derecede uyumlu olmalıdır. Aksi takdirde marka tüketicinin güvenini ve pazardaki yerini kaybeder.
İmaj nelere kadir…
Bir zamanlar dünya iki kutupluydu. Bir tarafta Amerika, öbür tarafta SSCB. Dünya’daki diÄŸer ülkeler, ya Amerika’nın ya da Rusya’nın yanında yer alıyordu. Åžimdi bunun imajla ne alakası var diyebilirsiniz? Ãœlkelerin bu iki kutuptan birini seçmelerinin altında yatan en önemli faktör “imajâ€dan baÅŸkası deÄŸildi. Amerika ve SSCB yaptıkları iÅŸbirliÄŸiyle, birbirleri hakkında korku hikayeleriyle oluÅŸturdukları korkunç imajlarla, diÄŸer ülkeleri birbirlerinin kucağına iterek dünyayı aralarında paylaÅŸmışlardı.
21. yy’da kutuplaşma ve imajın etkisi
Günümüzün tek kutuplu dünyasında, düşmanı artık yeşil kuvvetler temsil ediyor. Yani, İslam düşman ilan edildi.
Ortadoğu’da yaşanan sıcak savaşların yanı sıra, dünya kamuoyunu etkilemek üzere yapılan soğuk savaşta da imaj yine başrollerde. Amerika, İsrail ve diğer emperyalist ülkeler, İslam coğrafyasında yaptıkları işgal ve katliamları meşrulaştırmak için İslam hakkında oluşturdukları olumsuz imajlardan büyük ölçüde yararlanıyorlar. Acaba İslam âlemi, bu imaj savaşına karşı bilinçli bir karşılık verebiliyor mu?
Ä°slam âleminde, özellikle de ülkemizde batıcı “aydınâ€lar, yukarıda sözünü ettiÄŸimiz ülkeler tarafından oluÅŸturulan olumsuz imajı benimsediklerinden, imaj savaşında bu ülkelerin yanında yer alıyorlar. Bu olumsuz imajın düzeltilmesini de dinde reform, ya da dinden uzaklaÅŸmakta görüyorlar.
Bu noktada sorulması gereken asıl soru şu: Batılı politikacıların kendi toplumlarında ve İslam ülkelerindeki bazı yönetici ve elit kesimlerde oluşturduğu “İslamiyet†algısı, gerçek “İslamiyet†ile ne kadar örtüşüyor? Aslında hem Batılılar, hem de ülkemizdeki batıcılar, genellikle kendi kafalarındaki yanlış İslam imajını, “gerçek İslam†zannederek karşı çıkıyorlar. Çatışma da bu noktada başlıyor. Çünkü bu durum, ironik bir şekilde Batılılar ve batıcıların da yanlış bir imaj kazanmalarına sebep oluyor. Onlar da “İslam karşıtı†olmakla suçlanıyorlar. Halbuki, onlar İslama değil, kendi kafalarındaki İslam imajına karşılar ve bu imaja zaten Müslümanlar da karşı çıkar. Bu durumda, onları İslam düşmanlığı ile suçlamak yerine, bilgisizliklerini gidermek gerekmez mi? Yani, gerçek-imaj uyumunu temin etmek… Bunun en güzel yolu da, doğru İslamı ve İslama layık doğruluğu hal ve tavırlarımızla göstermekten geçiyor.
Sonuç
İmaj gördüğünüz gibi, bir insanın kişiliğinden, bir ürünün markasına, bir ülkenin siyasetinden, ülkeler arasındaki dev kutuplaşmalara, savaşlara kadar her alanda etkili ve önemli bir role sahip.
İmaj konusu, yazı içindeki başlıklarla sınırlı değil elbette. İmajlar dünyasında çıktığımız bu küçük gezinti burada sona eriyor. Ama kim bilir, belki siz çıktığımız bu gezintiye devam eder ve imajın daha nice farklı yansımalarını keşfedersiniz!..
Ayşe ÇAĞLAYAN
Genç Yaklaşım
————————
Kaynaklar:
1- Çetinkaya, Murat , Tüketim Çağında Estetik, Köprü dergisi, sayı:71
2- Fidan, Mehmet Yrd. Doç. Dr., İmaj Analizi ve Kurum İçi Halkla İlişkiler Çalışmaları, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Dergisi 2002,
3- Wallersteın, Immanuel, Jeopolitik Ve Jeokültür, İz Yayıncılık, Çev.:Mustafa Özel, İst. 1993
4- tdk.gov.tr/tdksozluk/sozara.htm